Başa Dön

  • Facebook Social Icon
  • Instagram Social Icon
  • YouTube Social  Icon

Anadolu Jet Magazine
The Woman Who Blended Latin Jazz With Flute

Flüt sevdanız nereden geliyor?


İlkokulda daha küçücükken, herkes okul harçlıklarıyla şeker, çikolata alırken ben tahta flütlerden alıp çalmaya uğraşırdım. Elime kaval bile geçse onu çalarken kendimden geçiyordum. Konservatuvara gireceğim zaman annemin ideali piyanoydu, benimkiyse flüttü. Sonuçta çok yüksek bir notla, flüt bölümüne girdim. Kompozisyon bölümüyle çift anadal yaptım. İkisinden de yüksek derecelerle mezun oldum.

Klasikten Latin caza olan geçişiniz nasıl oldu?


Konservatuvardan mezun olduktan sonra Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın sınavında 1. oldum ve 25 yıl büyük bir aşkla mesleğimi sürdürdüm. Günün birinde bir akciğer hastalığı geçirdim ve 10 ay kadar çok sevdiğim flütümden uzak kalmak zorunda kaldım. O dönemde Nestor Torres’in albümü elime geçti. Hasta olduğum dönemde dinlemiştim ve çok hoşuma gitmişti, sonra ben de çalmaya başladım. Bu müzik benim rahatsızlığımı çok çabuk atlatmama vesile oldu. Yaşam sevincini arttıran, güçlü ve canlı bir tarzı vardı. Latin Caz sevgim, bu şekilde başlamış oldu.

Nestor Torres’in sizde ayrı bir yeri var sanırım.
CD’sinin kitapçığını okurken bir tekne kazası geçirdiğini, onun da 7-8 ay kadar flütten ayrı kaldığını öğrendim. Ben de bu albümü dinleyerek rehabilite olup iyileşmiştim ve bu beni çok etkilemişti. Daha sonra kendisiyle irtibata geçtim. Ona internetten kendi müziklerimi çaldığımda şok geçirdi, gülümsedi. “Bunu böyle yorumlayan ilk kişisiniz.” dedi ve yapacağım albümün prodüktörü olmak istedi. Çok yoğun bir programı olmasına rağmen buraya geldi ve beraber stüdyoya girdik.

Yeni albümünüzle ilgili nasıl tepkiler alıyorsunuz?


Bu çok özel bir albüm. Çünkü Türkiye’de bu tarz müzik yapan hiç kimse yok. Çok güzel geri dönüşler alıyorum. İnsanlar sosyal medyada bana ulaşıp yazıyorlar; emeklerimin boşa gitmediğini görmek mutluluk verici.

Flüt, Latin caz türünde çok kullanılan bir enstrüman değil, zaten siz de bunu Türkiye’de yapan ilk müzisyensiniz.
Ben bu işi Türkiye’de yapan ilk kişiyim ama zaten dünyada da bu tarzda çalan nitelikli müzisyen sayısı bir elin parmağını geçmez. Benim albümüm baştan sona flüt solo. Bir konçerto gibi düşünebilirsiniz.

Albümün kapak tasarımının özel bir anlamı var mı?


Kapakta Boğaz Köprüsü’nün fotoğrafını kullandık çünkü Nestor Torres’le aramızda sağlık meselesiyle başlayan ve bir kültür alışverişine dönen çok güzel bir ilişki oldu. Bu köprü de kültürlerin ve kaderlerin birleşmesini sembolize etsin istedik.

Yakın tarihlerde konseriniz var mı?
Konser tarihlerimi  mihribanaviral.com web sitesinden ve sosyal medyadan takip edebilirsiniz.